İnternet (web) sitesi odaklı olmayan, email, Anında mesajlaşma ve hatta telefon gibi uygulamalar da Web 2.0 internet (web) hiyerarşisi içindedir.
Daha önceki yazılarımızda bir e-ticaret uygulaması için önemli stratejileri anlatmış, projenizin markalama çalışmaları ile ilgili püf noktaları anlatmaya çalışmıştık. Şimdi bir adım daha ileri gidip, Internet (web)’te kendi markamızı oluşturmaya çalışacağız. Bu uzun ve sabır gerektiren yolda ne gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuza bakalım önce. Yola çıkmadan önce bir takım sorulara rahatlıkla cevap veriyor olmamız gerekiyor. Kaynak Mahem
Konum bir dosya ismi, klasör ismi veya erişim yönteminin bir özelliği olabilir. Dosya ve klasör isimleri sıkça değiştirildiği için önceden çalışan bir URL birkaç ay sonra çalışmayabilir.
e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet (web) üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir. Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet (web) üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz para dolaşımı ortadan kalkıyor.
Web Tasarımı Ankara | Fil Bilişim© | 2008. Tüm hakları saklıdır.