e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet (web) üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir. Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet (web) üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz para dolaşımı ortadan kalkıyor.
Olumlu gelişimi yanında maalesef İnternet (web) üzerinden çeşitli tehlikeler oturma odamıza en azından bilgisayarımıza kadar girebilmektedir. Bilgisayar ile İnternet (web)'e bağlandığınız andan itibaren çeşitli zararlı yazılımların ataklarına mazur kalabilir; hacker diye tanımlanan bilgisayar korsanlarının nasıl bilgisayarınızı ele geçirebileceğine şahit olabilir; çevrim içi bankacılık aracılığı ile banka hesabınız talan olabilir; bilgisayarınız anlayamadığınız garip davranışlarda bulunmaya başlayabilir; haberiniz olmadan polisiye olaya karışabilir; sohbet odalarında masumca sohbet imkânı ararken karanlık kişilerin emellerine alet olabilirsiniz. İnternet (web)in kullanım alanı geliştikçe de bunların sayısı çoğalacaktır ve bu kaçınılmazdır. Ama her konu içinde korunma imkânları bulunmaktadır. Bunlardan korunmak için iki şeye ihtiyaç vardır, bunlardan ilki Güvenlik Duvarı ve ikincisi de Virüs-Savar (antivirüs) diye tabir edilen düzendir.
İnternet (web) sitesi odaklı olmayan, email, Anında mesajlaşma ve hatta telefon gibi uygulamalar da Web 2.0 internet (web) hiyerarşisi içindedir.
1. Kademede programlar ise çevirim dışı da kullanılabilen ama özelliklerini çevirim içiyken kazanabilenlerdir. O Reilly buna örnek olarak Google Docs & Spreadsheets ve iTunes u vermiştir.
Dünyanın en iyi grafik tassarımcılarından biri olan David Carson için şu hikaye anlatılır. Surf ile yoğun alakalı olan Carson eskiden bir dönemler grafik yapmıyormuş ve surf yelkeni için başkasına grafikler tasarlatmış. Fakat çıkan sonuçları görünce bu işi ben bile daha iyi yaparım deyip kendi yelkeni için birşeyler yapmış. Sonuç o kadar iyiymiş ki adam içindeki cevheri böyle farketmiş. Benzer bir hikayeye geçtiğimiz yıllarda bizzat şahit olmuştum. Bir dergi grubundaki grafikerle tanışmıştım. İşin patronu grafikerle beni tanıştırırken� asıl mesleği ciğerciliktir ama biz grafiklerini daha çok beğeniyoruz� demişti. İşlere baktım gayet şık mizanpajlardı.
Web Tasarımı Ankara | Fil Bilişim© | 2008. Tüm hakları saklıdır.