çok protokollü bir ağ olup birbirine bağlı bilgisayar ağlarının tümü olarak da tanımlanabilir. Binlerce akademik, ticari, devlet, ve serbest bilgisayar ağlarının birbirine bağlanmasıyla oluşmuştur. Bilgisayarlar arasında bilgi çeşitli protokollere göre paketler halinde transfer edilir. İnternet (web) üzerinde elektronik posta ve birbirine bağlı sayfalar gibi çok çeşitli bilgiler ve hizmetler vardır. Oyunlar da oynanabilir.
Band genişliği, bir iletişim ortamının taşıyabileceği bilgi miktarını gösteren bir ölçüdür. Söz gelimi, ses iletimi için band genişliği, iletilebilen en yüksek ve en düşük frekanslar arasındaki farktır (Hertz). Bilgisayarlar arası haberleşme için de benzer şekilde, band genişliği, saniyede iletilen bit sayısı ile verilir. Internet (web)'teki bilgi iletim hızları çeşitlilik gösterir. Bilgisayarları ve değişik ağları birbirine bağlayan hatlar, kablo (çoğunlukla fiber optik), uydu ya da radyo link (yakın birimler için) bağlantılı olabilir. Internet (web)te hat hızı, saniyede iletilen bit sayısı ile (bps, bit/san) ölçülür. Söz gelimi, 64 kilobit/saniye hızındaki bir hat saniyede 64kbit=65556 bit iletebilir. Bu da, ideal şartlarda, yaklaşık 8 kilobyte/saniye hızına denk gelmektedir. Söz gelimi, böyle bir hat ile, tam kapasite kullanımında, 1 Megabyte'lık bir dosya yaklaşık 2 dakikada iletilecektir. Bir birimin, bağlantılarında kullanabileceği en fazla hıza Band Genişliği denir. 64kbit/saniye bant genişliği olan bir hattı aynı anda 10 birime kullandırırsak, buna göre hızımız, en fazla hızın ortalama %10'una kadar düşer.
Dünyanın en iyi grafik tassarımcılarından biri olan David Carson için şu hikaye anlatılır. Surf ile yoğun alakalı olan Carson eskiden bir dönemler grafik yapmıyormuş ve surf yelkeni için başkasına grafikler tasarlatmış. Fakat çıkan sonuçları görünce bu işi ben bile daha iyi yaparım deyip kendi yelkeni için birşeyler yapmış. Sonuç o kadar iyiymiş ki adam içindeki cevheri böyle farketmiş. Benzer bir hikayeye geçtiğimiz yıllarda bizzat şahit olmuştum. Bir dergi grubundaki grafikerle tanışmıştım. İşin patronu grafikerle beni tanıştırırken� asıl mesleği ciğerciliktir ama biz grafiklerini daha çok beğeniyoruz� demişti. İşlere baktım gayet şık mizanpajlardı.
e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet (web) üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir. Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet (web) üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz para dolaşımı ortadan kalkıyor.
Web Tasarımı Ankara | Fil Bilişim© | 2008. Tüm hakları saklıdır.